Politika

Almanya’ya Yunus Emre’nin şiiriyle mesaj verdi

ALMANYA’da Türk seçmenlerle buluşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 16 Nisan’da referandumda oylanacak olan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini” anlattı. Bakan Zeybekci, Almanya ziyaretinde, önce Leverkusen kentinde Denizlili Sanatçı Özay Gönlüm’ün anıldığı bir toplantıya katıldı. Leverkusen’deki etkinlikte beklendiği gibi, herhangi bir konuşma yapmayan Zeybekci, daha sonra Köln’de Senats-Sall adlı salonda seçmenlere seslendi.

‘BİZ DOST EVİNE GELDİK’

Toplantı için daha önce Köln ve Frechen kentlerinde bulunan salonlarda iptal sorunları yaşanmış ve konu Türkiye ile Almanya arasında gerginliğe neden olmuştu. Konuşmasının başında bu konuya değinen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Almanya’yı ironiyle karışık şekilde eleştirdi. Zeybekçi şu ifadeleri kullandı:

“Almanya’da bu dost vatanda, bu dost ülkede milyonlarca Türk vatandaşımız var. Burada tabii Ak Partimizin Seçim Koordinasyon Merkezi’nin yaptığı çalışmalardan birini yapıyoruz. Hakkımız olan bir faaliyeti yerine getiriyoruz. Yaklaşık bir milyon seçmenimizin olduğu ve her biri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan vatandaşlarımızla buluşmak gibi bir hakkımızı kullanıyoruz. Bu hakkı her misafir eden ülkenin kullandırmak gibi bir görevi vardır. Onun için ben, bu hakkı kullandırmak için gösterdikleri gayretten dolayı Almanya’ya, Almanya Hükümetine, Federal Hükümete teşekkür ediyorum. Biz her şeye Yunusça yaklaşacağız. Yunus Emre öyle diyor: ‘Biz gelmedik davi (kavga) için/Bizim işimiz sevi için/Dostun evi gönüllerdir/Biz gönüller yapmaya geldik.’ Biz dost evine geldik, dost evindeyiz ve sevdiklerimizle, kardeşlerimizle beraberiz.”

‘ECEVİT HASTANENİN CAMINDAN EL SALLARSA BORSA BİRAZ TOPARLANIRDI’

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, geçmişte Türkiye’nin yaşadığı siyasi krizleri ve ekonomik sıkıntıları anlatırken Bülent Ecevit dönemini örnek verdi. Zeybekci, “Geçmişte büyük krizler oldu. Benzemeyen herkes bir araya getirilerek iktidar kurulmaya çalışıldı. Kuruldu, ne oyunlar döndü? Neler yapıldı? Hatırlayın o günleri. Ecevit hastaneden çıkamıyordu. İki ay Bakanlar Kurulu toplanamıyordu. Ecevit eğer hastanenin camından el sallarsa o gün borsa biraz toparlanıyordu; Türk Lirası biraz dengeleniyordu. Ama böyleydi, vefat eden birinin arkasından konuşmuyorum, böyleydi. Hastaneden kaçırdılar da kurtardılar. Çünkü hastanede bir tuzak vardı. Birilerinin bir tuzağı vardı. Hastaneden evine gitti, rahatladı, sağlığına kavuştu” diye konuştu.

‘ASIL TEK ADAM ŞİMDİ VAR’

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini anlatırken, “Bu sistemin değişmesi lazım” diyen Bakan Zeybekci, “Bir daha seçimlere gidilirken bu milletin yüreği ağzına gelmeyecek” ifadelerini kullandı. Muhalefetin ‘tek adam’ söylemini eleştiren Zeybekci şunları söyledi:

“Dönüp dolaşıyorlar, ‘diktatör’, ‘tek adam’. Asıl tek adam şimdi var. Hiçbir şeyden sorumlu tutulmayan, tüm yetkileri elinde tutan, asla görevinden alınamayan bir Cumhurbaşkanı. Şu anda var o. Kaymakamı kim atıyor? Cumhurbaşkanı. Milli eğitim müdürünü kim atıyor? Cumhurbaşkanı. Müftüyü kim atıyor? Cumhurbaşkanı. Müsteşarı kim atıyor? Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı istemese o ülkede yaprak kıpırdamaz. Elektrik lambası yanmaz, söyleyeyim size. Ciddi söylüyorum. Sorumluluğu var mı? Yok. Hesap sorabiliyor musun? Yok. Hesap sorulamaz, şu andaki Anayasa böyle. Sorumluluk kimde? Başbakanda. Bakın şimdi yeni sistem yetki ile sorumluluğu bir araya getiriyor. Artık hesap sorulabilen bir Cumhurbaşkanı, hükümetiyle hesap sorabiliyorsun, görevden de alabiliyorsun. Şu anda biz Hükümet olarak meclise kanun teklifi verebiliyoruz. Yeni dönemde hükümet meclise kanun teklifi veremiyor. Meclis kanunu kendisi yapıyor. Neresi dikta bunun?”

‘BEN AMELE ÇOCUĞUYUM’

Anayasa değişikliği ile getirilmesi planlanan 18 yaşında seçilme hakkına değinen Zeybekci, muhalefetin bu konudaki tezlerini şu sözlerle eleştirdi:

“Diyor ki, geçen gün grup toplantısında, ‘Bunlar 18 yaşına indirecekler ya seçilme yaşını zannediyor musunuz, seçtikleri 18 yaşındaki çocuklar bakkalın oğlu olacak, kasabın oğlu olacak, işçinin, memurun çocuğu olacak. Öyle mi zannediyorsunuz?’ diyor. Şimdi karşınızdaki bu fakir var ya, Denizli’nin Tavas İlçesi’nin Pınarlar Kasabası’nda 5 çocuklu bir ailenin çocuğu. 9,5 dönüm tarlamız vardı. Nur içinde yatsın anneciğim ve babacığım tütün tarlasında ameleydi. Bir amelenin çocuğu bugün Türkiye’nin Ekonomi Bakanı.”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EN ÇOK OKUNAN

To Top